Bugün: - Dinar Gündem Gazetesi

  -8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ

  -8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ
  • 08.03.2019
  • 35 kez okundu

AYHAN KALKAN                                                              KÖŞE  YAZIM

  -8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ

8 Mart Dünya Kadınlar Günü ne zaman ortaya çıktı biliyor musunuz? Türkiye’de ne zaman kutlanmaya başlandı? İşte 8 Mart Dünya Kadınlar Günü hakkında bilmediğiniz acı gerçekler…

8 Mart Dünya Kadınlar Günü ya da Dünya Emekçi Kadınlar Günü her yıl 8 Mart’ta kutlanan ve Birleşmiş Milletler tarafından tanımlanmış uluslararası bir gündür. İnsan hakları temelinde kadınların siyasi ve sosyal bilincinin geliştirilmesine, ekonomik, siyasi ve sosyal başarılarının kutlanmasına ayrılmaktadır.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü ya da Dünya Emekçi Kadınlar Günü her yıl 8 Mart’ta kutlanan ve Birleşmiş Milletler tarafından tanımlanmış uluslararası bir gündür. İnsan hakları temelinde kadınların siyasi ve sosyal bilincinin geliştirilmesine, ekonomik, siyasi ve sosyal başarılarının kutlanmasına ayrılmaktadır.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü ya da Dünya Emekçi Kadınlar Günü her yıl 8 Mart’ta kutlanan ve Birleşmiş Milletler tarafından tanımlanmış uluslararası bir gündür. İnsan hakları temelinde kadınların siyasi ve sosyal bilincinin geliştirilmesine, ekonomik, siyasi ve sosyal başarılarının kutlanmasına ayrılmaktadır.

8 Mart’ın Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanmasını öneren Clara Zetkin ve Rosa Luxemburg’dur. İşte 8 Mart Dünya Kadınlar Günü neden kutlanır sorusunun yanıtı ve  hep bilinmeyen 8 Mart’ın hikayesi …

 

8 Mart 1857’de New York’ta yer alan bir dokuma fabrikasında çalışan 40 bin işçi, 16 saatlik işgününün 10 saate indirilmesi ve ücretlerde artış yapılması talebiyle greve başlamıştı. Kadın işçilerin örgütlediği bu grev o güne kadar yapılmış en büyük kadın eylemlerinden biri. Olmuş.

Kadınların örgütlediği eylemi durdurmak isteyen polis,kadın işçilere saldırmış,fabrikaya kitlenen binlerce işçi  çıkan yangın sonu 129 kadın yaşamını yitirmiş.

ABD BASINI bu olaya hiç yer vermemiş,Cenaze merasimine yüzbin kişi katılmış, Almanya Sosyal Demokrat Partisi’nden Clara Zetkin, bu konferansta yaptığı konuşmada kadınlar için bir mücadele günü belirlenmesi gerektiğini söylemişti. Zetkin’in önerisi kabul edilmiş, her ülkenin sosyalist kadınlarının her yıl aynı gün, kendi ülkelerinin işçi sınıfı örgütleriyle mutabakat içinde bir kadınlar günü düzenlemesi kararlaştırılmıştır. Söz konusu yıllarda neredeyse hiçbir ülkede kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmemişti.

Uluslararası anlamda ilk emekçi kadınlar günü 19 Mart 1911’de düzenlendi. Avusturya, Danimarka, Almanya ve İsviçre’de gösterilere katılan on binlerce kadın seçme ve seçilme hakkının yanı sıra kadınlara iş ve mesleki eğitim verilmesi, çalışma alanlarında kadın-erkek eşitliği sağlanmasını talep etti. 1913 te 8 Mart’ta düzenlenen kadınlar günü Rusya’da da kutlandı. 8 Mart’ın hikayesini  pek çok insan tarafından pek de bilinmez. Ancak;

8 Mart kadınlar günün internetten ararsanız çok bilgiler edebilirsiniz.

 

TÜRKİYE’DE 8 MART DÜNYA KADDINLAR GÜNÜN KUTLAMASI

“Dünya’da hiçbir milletin kadını, milletini kurtuluşa ve zafere götürmekte, Anadolu kadınından daha fazla çalıştım diyemez.”

Bu sözler Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’e ait. Söylediklerinde mübalağa yok. Zira Kurtuluş Savaşı’nın en önemli aktörlerinden biri de Türk kadını idi. Türkiye’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında “EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ” olarak kutlanmaya başlandı.1975 yılında ve onu izleyen yıllarda daha yaygın,ve yığınsal olarak kytlandı.Kapalı mekanlardan sokaklara daha yaygın ve yığınsal olarak kutlandı. Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı” programından Türkiye’nin de etkilenmesiyle, 1975 yılında “Türkiye 1975 Kadın Yılı” kongresi yapıldı.12         Eylül 1980 Askeri Darbesi’nden sonra dört yıl süreyle herhangi bir kutlama yapılmadı. 1984’ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından “DÜNYA KADINLAR GÜNÜN” kutlamaya devam ediyor.

TÜRKİYEDE BELİRLİ mesleklerden ilk kadınLARIMIZ

1-İlk kadın arkeolog: Jale İnan (1943),- 2-İlk kadın avukat: Süreyya Ağaoğlu (1925), 3- İlk kadın bakan: Türkân Akyol (1971),4- İlk kadın başbakan: Tansu Çiller (1993),

  *

1-Jale İNAN Arkeolog 2-Süreyyaa Ağaoğlu Avukat,

3-Türkan Akyol Bakan,4-ilk başbakan Tansu Çiller

*   * *

5- İlk kadın büyükelçi: Filiz Dinçmen (1982),6- İlk kadın doktor: Safiye Ali 2.Dünyasavaşı doktoru , 7- İlk kadın emniyet müdürü: Feriha Sanerk (1953), 8- İlk kadın savaş muhabiri ve ilk Türk kadın fotoğrafçı: Semiha Es,

                                    -Safiye Ali   İlk Kadın doktorumuz 1891-1952

Türk tarihinin ilk kadın doktoru Safiye Ali, kadın olduğu için Darülfünuna kabul edilmez. Çareyi Almanya’da okumakta bulan Safiye Ali, tıp doktoru olduktan sonra Türkiye’ye dönerek ilk kadın doktorumuz olur ve pek çok başarılı işe imza atar.İstanbul’da 1891 yılında gözlerini dünyaya açan Safiye Ali, altı kişilik bir ailenin en küçük üyesiydi. Zeki bir kız çocuğu olan Ali, lise çağına geldiğinde Amerikan Kız Koleji’nde eğitim almaya başlar. Bu yıllarda doktor olmaya karar verir ve bu kararı doğrultusunda Darülfünun Tıp Fakültesine başvuru yapar. Ancak o yıllarda Tıp Fakültesi kadın öğrenci kabul etmemektedir. Ancak doktor olma konusunda ısrarcı olan Safiye Ali, yaşadığı maddi zorluklara rağmen Almanya’ya Würzburg Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne eğitim görmeye gider.

 

KADIN OLDUĞU İÇİN MUAYENESİNE KİMSE GELMEDİ 

Buradaki eğitimini başarı ile tamamlayan Safiye Ali, diplomasını alarak yurda dönüş yapar. Artık bir doktor olmuştur ve muayenesini açmaya sıra gelmiştir. Ancak onu bu konuda da zorluklar bekliyordur. Eşi ile birlikte Cağaloğlu’nda açtığı muayeneye kadın olduğu için ilk zamanlar kimse gelmemiştir. Gelen hastalarda yine kadın olması sebebi ile düşük ücret ödemek istemiştir. Safiye Ali beş yıl boyunca doktorluk yaptıktan sonra Amerikan Koleji bünyesinden açılan ilk kız tıp okulunda dersler verdi. Sağlık hizmetleri sunan Süt Damlası Bakım Evi’ni yönetti. Hasta ve zayıf çocukların tedavi edilmeleri amacıyla Hilal-i Ahmer Hanımlar Merkezi Küçük Çocuklar Muayenesini kurdu.Dönemin şartları el verdiğince doktorluk mesleğini sürdüren, kadın ve çocuk sağlığı ile ilgili önemli çalışmalara imza atan Safiye Ali, kendisine kanser teşhisi konulmasının ardından Almanya’ya gitti. Bir süre hastalık ile mücadele eden Safiye Ali, 5 Temmuz 1952 yılından hayata gözlerini yumdu.

                                     -Feriha Sanerk Em. Müd.

Feriha hanım ilk kaymakam olma sıfatını da almıştı. 1945 yılında Ankara üniversitesi siyasal bilimler Fakültesi’ne girdi. 4 yıl boyunca okulun tek kız öğrencisi olan Sanerk, 1951’de kaymakamlık kursuna girip kazandı ancak kadın olduğu için ataması yapılmadı. İçişleri Bakanlığı’nın başka bir birimine emniyet genel müdürlüğü emrine komiser muavini olarak atandı. Sanerk 1953 yılında emniyet müdürlüğü rütbesine yükseldi. Ancak yine kadın olduğu için emniyet müdürü olamayacağı bildirildi. Hukuki mücadele başlatan şerife Feriha Sanerk bu mücadeleyi kazanarak aynı yıl Türkiye’nin ilk kadın emniyet müdürü oldu ve kendisinden sonra bu mesleğe girecek tüm kadınların önünü açtı.  

* *  *   *  *  *   * *

 

9- İlk kadın heykeltraş: Sabiha Bengütaş,- 10-İlk kadın jet pilotu: Leman Altınçekiç (1958) 11-Adile Ayda senatör Elçi, 12-Afife JALE Tiyatrocu, 13- Lale Orta Milli Maç Hakemi,*14- Bedriye Tahir Gökmen (1933) Kadın Pilot,15-Sabiha Gökçen (1937) Savaş Pilotu,16-Emel Gazimihel Radyo Spikeri,17-Afife Jale Tiyatro oyuncusu (1919), 18-Nuran Devres ( 1968)Televizyon Spikeri,19-Semiha BERKSOY İlk opere sanatçısı 1934-

20 -Selma Rıza ilk gazeteci ve  ilk  İttihat terakki kadın üyesi,

21-Lale Aytaman ilk Kadın  Vali (1991) , 22-Samiye Morkaya oto yarışcısı şampiyonu,  23 -Sabire Aydemir  Kadın Veteriner (1910-1991),

*

24-Tülin Tepedeldiren komando, 25-Cahide Sonku  yönetmen,26-Fatma Aliye Romancı,

27-1950 İlk Belediye Başkanı Müfide İLHAN

Müfide İlhan Öğretmen,Belediye başkanı, 19 Şubat 1912 tarihinde İstanbul Beykoz’da doğmuştur. Mareşal Mustafa Fevzi Çakmak‘ın kardeşinin kızıdır. 1927–1928 öğretim yılında Muallim Mektebi’ni bitirdi, öğretmen oldu. Hemen İstanbul’da Moda İlkokulu’nda göreve başladı. Mersinli doktor Faruk İlhan ile evlendi.7 çocukları oldu. Eşinin görevi nedeniyIe yurdun çeşitli illerinde öğretmenlik yaptı. Erzurum, Doğu Beyazıt, Kırklareli’de ve Ankara’da Türk Eğitim Derneği Ankara Koleji’inin görevi nedeniyle Berlin’e gittiklerinde 1936–1937 yıllarında Goethe Lisan Enstitüsü’nde Almanca öğrenip Alman okullarında incelemelerde bulundu. Almanca ve pedagoji seminerlerine katılıp sertifikalar alır.Ankara’ya dönüşünde özel bir anaokulu açmışsa da mali imkânsızlıklardan dolayı okulu kapatmak zorunda kalmıştır. Ardından Çocuk Esirgeme Kurumu, Keçiören Çocuk Yuvası’nda öğretmenlik yapmıştır.

1945 yılında Türkiye’ye dönünce, Çocuk Esirgeme Kurumu’nun Gündüz Bakımevi Müdürlüğü’nü yapmıştır.14 Mayıs 1950 genel seçimlerini Demokrat Parti kazanır. Eylül ayı dönemde belediye meclisleri tarafından, kendi üyeleri arasından seçilmektedir. Mersin’in Belediye Meclisi’ne seçilmiş uygar beyleri de tercihli oylar nedeniyle en çok oyu alarak liste başında bulunan Müfide İlhan’ın hakkını yemezler ve onu belediye başkanı seçerler. Müfide ilhan 28 Ocak 1996 tarihinde Bodrum’da, 84 yaşında çocuklarının yanında hayata veda eder ve orada toprağa verilir.

 KÂĞIT 50 TL ÜZERİNDE RESMİ BULUNAN

 YAZAR FATMA ALİYE

Fatma Aliye, 9 Ekim 1862’de İstanbul’da Tarihçi Ahmed Cevdet Paşa ve Adviye Hanım’ın kızı olarak dünyaya geldi. Kocasından çıkan izinle Fatma Aliye ilk kez 1889’da Georges Ohnet’in Volonte romanını”Meram” adıyla tercüme etti. Bu roman ‘’Bir Hanım’’ imzasıyla yayınlandı. Ahmed Mithat Efendi ile yazdıkları ‘’Hayal ve Hakikat’’ romanı Fatma Aliye’nin ilk kitap deneyimi oldu. Roman, kadın ve erkek ayrı ayrı olmak üzere iki kalemden anlatılıyordu. Fatma Aliye kadın tarafının Fatma Aliye nihayet 1892’de ‘’Muhadarat’’ adını verdiği ilk romanını bu kez kendi adıyla yayınladı. Romanının konusu bir kadının ilk aşkını unutamayacağı inancını çürütmek üzerineydi.Bu romanın başarısı diğerlerini yazmak için bir referans olmuştu. Fatma Aliye, Zafer Hanım’ın 1877 yılında yayınladığı ‘’Aşk-ı Vatan’’ romanına rağmen, Zafer Hanım’ın bundan başka bir kitap yazmayışı ve buna karşın kendisinin de beş romanı olması sebebiyle, ‘’İlk Kadın Romancı’’ unvanını alacaktı.Kalemini ustalıkla taşımıştı. Bu roman ‘’Bir Kadın ve Ahmed Mithat Efendi’’imzasıyla yayınlandı. 1914’te yazdığı ‘’Ahmet Cevdet Paşa ve Zamanı’’ Fatma Aliye’nin son romanıydı. Kadınların hakkını savunmakla geçirdiği ömrünü, Fatma Aliye 13 Temmuz 1936’da kaybetti

KÂĞIT 50 TL ÜZERİNDE RESMİ BULUNAN YAZAR FATMA ALİYE

28-K.Halis ECE

 

28-İLK DÜNYA GÜZELİ KERİMAN HALİS ECE

 

İstanbul’da 1913 yılında doğan Keriman Halis 31 temmuz 1932’de Belçika’da yapılan yarışmada dünya güzeli seçilen bayan Keriman Halis 1932 yılında Cumhuriyet gazetesinin düzenlediği “Güzellik yarışmasında birinci seçilen,ardından 1932 yılında Belçika’da  “Dünya güzeli” seçilen Keriman Halis 99 yaşında vefat etti.

Yarışmanın ardından Türkiye’ye dönen K.Halis,yine bir devlet organizasyonu olarak Sirkeci Garı’nda şölenlerle karşılandı.Mustafa Kemal Atatürk tarafından şerefine balo tertip edildi.Atatürk’ün resmi açıklaması ise şöyle olmuştur.”Türk ırkının necip güzelliğinin daima mahfuz olduğunu gösteren dünya hakemlerinin bu Türk çocuğu üzerindeki hükümlerinden memnunuz .Fakat  Keriman Ece,hepimizin

işittiği gibi söylemiştir ki,o,bütün Türk kızlarının kendi mevcudiyetinde tabii olarak tecelli ettirdiği güzelliğini dünyaya,dünya hakemlerinin tasdikiyle tanıttırmış olmakla elbette kendini memnun ve bahtiyar addetmekle haklıdır.Cumhuriyet  gazetesi bu meselede Türk ırkının diğer dünya milletleri içinde mümtaz olan asil güzelliğinin göstermek teşebbüsünü takip etmiş ve bunu dünya nazarında muvafakiyetle intaç eylemiştir.Arzusunu da ilave edeyim ki,Türk ırkının dünyanın en güzel ırkı olduğunu tarihi olarak bildiğim için,Türk kızlarından birinin Dünya güzeli intihap edimleş olmasını çok tabii buldum.”

Keriman Halis’e, 1934’te çıkan Soyadı Kanunu ve yarışmadaki başarısından sonra bizzat Atatürk tarafından kraliçe anlamına gelen “Ece” soyadı resmi olarak verilmişti.

29-Mualla Eyüboğlu Mimar, 30-NURCAN AKAD Yönetmen31-Perihan Ongan öğretmen, 32-Sabiha GÜRAYMAN Mühendis, 33-Rafet ANGIN Öğretmen

 

Betül Diker           Halide E.Adıvar      Aysima Altınok

 

 

34-Betül Diker İlk kadın Polis ve Okçu

Türkiye’nin ilk kadın polisi olan Betül Diker, aynı zamanda ilk kadın okçu olarak da tarihe adını yazdırdı. 1937 yılında 19 Mayıs gösterilerinde yaptığı atışlarla Atatürk’ün dikkatini çekerek “Bu kız ile ilgilenin” talimatı verdiği biliniyor.

 

35-Halide Edip Adıvar 1884-1964

Kadın Hakları savunucusu Edebiyatçı

1919 yılında İstanbul halkını ülke ilgaline karşı harekete geçirmek için yaptığı konuşmalarla tanınan hatip Halide Edip Adıvar, Halide Onbaşı olarak da tanınır. Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemlerinin en çok eser veren yazarlarından biridir. Eserlerinde kadınların eğitimi ve toplum içindeki konumlarına özellikle yer verir, kadın hakları savunuculuğu yapardı. Bir süre öğretmenlik ve müfettişlik yaptı. Teali-i Nisvan Cemiyeti’nin (Kadınları Yükseltme Derneği) kuruluşunda yer aldı.1919 yılında Büyük Mecmua’da kaleme aldığı “Kadınlığa Dair” başlıklı yazısı oldukça ses getirdi. Kadınların bir sembolü haline geldi.İzmir’in Yunanlılar tarafından işgal edilmesi üzerine İstanbul’da düzenlenen protesto mitinglerinde (Fatih ve Sultanahmet Mitingi) yaptığı ateşli ve heyecanlı konuşmaların kitleler üzerinde büyük tesiri oldu.İstanbul’dan ayrılıp Milli Mücadele’ye katılmak üzere Ankara’ya gitti. Bu sırada İngilizler’in İstanbul’u işgal etmesi üzerine hakkında idam kararı çıkartıldı. Ankara’da bulunan Genelkurmay’da çalıştı. Sakarya Savaşı’nda onbaşı, İzmir’in kurtuluşundan sonra da çavuş oldu.Cumhuriyet’in ilanından sonra gittiği yurtdışından 1939 yılında döndü.Edebiyatımıza  ççoksayıdda eserler kzandırdı. 1950’de milletvekili oldu. 9 Ocak 1964 yılında İstanbul’da yaşamını yitirdi

36-Aysima Altınok (1929) İlk Beyin Cerrahı

1929 yılında Erzincan’da dünyaya gelir Aysima. İlköğrenimini Erzincan’da, Orta öğrenimini Ailesi ile birlikte geldikleri İstanbul’da tamamlar. Öğrenimi 1952 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdiğinde son bulur. Bu tarihten sonra, 1 Yıl Cerrahpaşa’da Genel Cerrahide çalışır. Daha sonra, Dr. Feyyaz Berkay ile Nöroşirurji departmanının kuruluşundan itibaren 3 yıl asistanlık yapar. Üniversiteye Nöroşirurji kürsüsü kurulmadığı için, 1956 ‘da Haydarpaşa Numune Hastanesin de, Op.Dr.Hami Dilek ve Op.Dr. Ertuğrul Saltuk’un yanında eğitimini tamamlayarak 1959 yılında uzman olur. Bu ona Türkiye’nin ilk kadın beyin cerrahı unvanını getirir. Aynı yıl, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesin de Uzman olarak göreve başlar. Burada 30 yıldan fazla görev yapacaktır.

37-GÜL ESİN İLK KADIN MUHTAR

Türkiye’nin ilk kadın muhtarı seçilen Gül Esin, Aydın’ın Çine İlçesi, Karpuzlu Bucağı’nın muhtarlığını yaptığı dönemde Atatürk tarafından ödüllendirilmiştir. Muhtar olmasının ardından kahvehanelerde kumar oynamayı yasaklayan Gül Esin, kız kaçırma olaylarını önlemiş ve nikâh işlerini düzene sokarak da büyük başarı elde etmişti.11 Aralık 1933’te Halkevi Gazetesi’nde çıkan haber ‘Büyük inkılâbın ilk kadın muhtarı, vazifen kutlu ve mutlu olsun’ manşetiyle verilmiş. 32 yaşında muhtar seçilen Gül Esin, yaklaşık 500 oy alarak bu görevi üstlenmiş.

 

 

 

*    *   *      *

*

Şadiye Hanım

38- Şadiye HANIM 1930 ilk belediye başkanı

Türkiye 31 Mart 1953 de kadın haklarını tanımışken, Türkiyede ilk kadın Belediye Başkanı 1930 yılında Yusufeli ilçesi Kılıçkaya Beldesinde seçildi. Şadiye Hanım Türkiye’de ilk kadın belediye başkanı unvanını almış ve 2 yıl görev yapmıştı.1950 yılında Mersin de belediye başkanı Müfide İlhan Hanım 2.kadın belediye başkanı olarak seçildi. ATATÜRK Birleşmiş Milletlerden önce kadınlara seçilme hakkını vermişti. Şadiye Hanım’ın Belediye Başkanlığı yaptığı dönemde Belediye Meclis Üyesi olan teyzesinin kızı Mediha Hanım da Türkiyenin ilk kadın belediye meclis üyesidir. Kosava ve Trablusgarp valilikleri yapmış olan ünlü valilerden Hafız Mehmet Paşa’nın kızı Mediha Hanım, Kılıçkaya kasabasından olan Kaymakam Adil Bey’in oğlu Muhlis Bey ile evlenerek soyadı kanununda Savcı soyadını almıştır.

39-BEDİA MUVAHHİT  1997- İlk oyuncu

Bedia Muvahhit, 16 Ocak 1897 tarihinde İstanbul’da Moda’da doğmuştur. Asıl adı Emine Bedia Şekip’dir. Babası, İstinaf Mahkemesi Müddeiumumisi Şekip Bey, annesi Refika Hanım’dır. Küçük yaşta özel derslerle Fransızca ve Rumca öğrendi. Büyükada’daki Saint Antoine’da başlayan öğrenimini, Kadıköy Moda’daki Terakki Mektebi ve Notre Dame de Sion Lisesi’nde okuyarak tamamlamıştır. Türkiye’de yeni kurulan Telefon Şirketi’ne 1914 yılında alınan ilk Türk kadınları arasında yer aldı.

1914’te yeni kurulan Darülbedayi’ye girdi. Dârülbedayi’nin 1923 yılında İzmir turnesi sırasında İzmir’de bulunan Atatürk’ün, Türk kadınlarının neden sahneye çıkmadıklarını sorması üzerine, bir gece içinde hazırlanarak İbnürrefik Ahmed Nuri’nin Ceza Kanunu eserinde Sacide rolünü oynadı. Böylece Cumhuriyet döneminde sahneye çıkan ilk Müslüman Türk kadını oldu. 1923’te, Ceza Kanunu adlı oyunla sahneye çıkmasıyla tiyatro yaşamı da başlamış oldu. Böylece sahneye çıkmasıyla onlarca filmlerde de oynadı. İlk filmi, 1923 yılında Muhsin Ertuğrul’un teklifiyle başladığı Halide Edip Adıvar’ın Ateşten Gömlek romanından sinemaya uyarlanan filmdir. Erenköy Kız Lisesi’nde Fransızca öğretmenliğine başladı. Yine 1921 yılında Darülbedayi sahnesinde izlediği bir oyun sonrası imzalı resmini istediği aktör Ahmet Refet Muvahhid ile evlendi. Bu evliliğinden bir oğlu oldu.

Bedia Muvahhit, 1950 ve 1973 yıllarında iki kez jübile yaptı; Sanat yaşamı boyunca 200’ün üzerinde oyunda ve sayısız sinema filminde rol aldı. Bedia Muvahhit, 1975 yılında Şehir Tiyatroları’ndan emekli oldu. 1980 yılında Dünya Tiyatro Günü Ulusal Bildirisi’ni hazırladı. 1981 yılında Atatürk Sanat Armağanı’na layık görüldü, 1987 yılında ise Devlet Sanatçısı oldu.  20 Ocak 1994 günü 97 yaşında yaşama gözlerini yumdu.

 

* * *

*40-Afife İPEK Zabıta memuru,41-Seher Aytaç  İlk DDY Makinisti,42-Satı Kadın Millet vekili,

*  * * * *

44-Sabriye Yalçın İtfaiyeci, 45-Sabriye AYDEMİR Veteriner, 46-Yıldız Moran kadın fotoğrafçı, 47-Yıldız YAÇINLAR Beyin cerrahı,

48-İLK BAYAN ÇÖPÇÜLERİMİZ

Şadiye Hanım

38- Şadiye HANIM 1930 ilk belediye başkanı

Türkiye 31 Mart 1953 de kadın haklarını tanımışken, Türkiyede ilk kadın Belediye Başkanı 1930 yılında Yusufeli ilçesi Kılıçkaya Beldesinde seçildi. Şadiye Hanım Türkiye’de ilk kadın belediye başkanı unvanını almış ve 2 yıl görev yapmıştı.1950 yılında Mersin de belediye başkanı Müfide İlhan Hanım 2.kadın belediye başkanı olarak seçildi. ATATÜRK Birleşmiş Milletlerden önce kadınlara seçilme hakkını vermişti. Şadiye Hanım’ın Belediye Başkanlığı yaptığı dönemde Belediye Meclis Üyesi olan teyzesinin kızı Mediha Hanım da Türkiyenin ilk kadın belediye meclis üyesidir. Kosava ve Trablusgarp valilikleri yapmış olan ünlü valilerden Hafız Mehmet Paşa’nın kızı Mediha Hanım, Kılıçkaya kasabasından olan Kaymakam Adil Bey’in oğlu Muhlis Bey ile evlenerek soyadı kanununda Savcı soyadını almıştır.

39-BEDİA MUVAHHİT  1997- İlk oyuncu

Bedia Muvahhit, 16 Ocak 1897 tarihinde İstanbul’da Moda’da doğmuştur. Asıl adı Emine Bedia Şekip’dir. Babası, İstinaf Mahkemesi Müddeiumumisi Şekip Bey, annesi Refika Hanım’dır. Küçük yaşta özel derslerle Fransızca ve Rumca öğrendi. Büyükada’daki Saint Antoine’da başlayan öğrenimini, Kadıköy Moda’daki Terakki Mektebi ve Notre Dame de Sion Lisesi’nde okuyarak tamamlamıştır. Türkiye’de yeni kurulan Telefon Şirketi’ne 1914 yılında alınan ilk Türk kadınları arasında yer aldı.

1914’te yeni kurulan Darülbedayi’ye girdi. Dârülbedayi’nin 1923 yılında İzmir turnesi sırasında İzmir’de bulunan Atatürk’ün, Türk kadınlarının neden sahneye çıkmadıklarını sorması üzerine, bir gece içinde hazırlanarak İbnürrefik Ahmed Nuri’nin Ceza Kanunu eserinde Sacide rolünü oynadı. Böylece Cumhuriyet döneminde sahneye çıkan ilk Müslüman Türk kadını oldu. 1923’te, Ceza Kanunu adlı oyunla sahneye çıkmasıyla tiyatro yaşamı da başlamış oldu. Böylece sahneye çıkmasıyla onlarca filmlerde de oynadı. İlk filmi, 1923 yılında Muhsin Ertuğrul’un teklifiyle başladığı Halide Edip Adıvar’ın Ateşten Gömlek romanından sinemaya uyarlanan filmdir. Erenköy Kız Lisesi’nde Fransızca öğretmenliğine başladı. Yine 1921 yılında Darülbedayi sahnesinde izlediği bir oyun sonrası imzalı resmini istediği aktör Ahmet Refet Muvahhid ile evlendi. Bu evliliğinden bir oğlu oldu.

Bedia Muvahhit, 1950 ve 1973 yıllarında iki kez jübile yaptı; Sanat yaşamı boyunca 200’ün üzerinde oyunda ve sayısız sinema filminde rol aldı. Bedia Muvahhit, 1975 yılında Şehir Tiyatroları’ndan emekli oldu. 1980 yılında Dünya Tiyatro Günü Ulusal Bildirisi’ni hazırladı. 1981 yılında Atatürk Sanat Armağanı’na layık görüldü, 1987 yılında ise Devlet Sanatçısı oldu.  20 Ocak 1994 günü 97 yaşında yaşama gözlerini yumdu.

 

* * *

*40-Afife İPEK Zabıta memuru,41-Seher Aytaç  İlk DDY Makinisti,42-Satı Kadın Millet vekili,

*  * * * *

44-Sabriye Yalçın İtfaiyeci, 45-Sabriye AYDEMİR Veteriner, 46-Yıldız Moran kadın fotoğrafçı, 47-Yıldız YAÇINLAR Beyin cerrahı,

48-İLK BAYAN ÇÖPÇÜLERİMİZ

 

49-ÇANAKKALE    SAVAŞINDA NEZAHAT ONBAŞI

50-1991 TÜBİTAK HİZMET ÖDÜLÜ Remziye Hisar aldı

***